Adnan Oktar’ın 1365 yıla kadar hapsi istendi: ‘Adnan Hoca Grubu’ hakkında neler biliniyor? « Starlife Magazin

SON DAKİKA

Adnan Oktar’ın 1365 yıla kadar hapsi istendi: ‘Adnan Hoca Grubu’ hakkında neler biliniyor?

Adnan Oktar ve lideri olduğu grubun üyesi 76’sı tutuklu 238 sanık hakkında açılan davaya ilişkin mütalaa açıklandı.

Bu haber 13 Kasım 2020 - 15:06 'de eklendi ve 22 views kez görüntülendi.

Savcı, 499 sayfalık mütalaasında Adnan Oktar hakkında 15 ayrı suçtan 150 yıldan 1365 yıla kadar hapis cezası istedi.

13 sanığın ise örgüt yöneticiliği suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar hapsi talpe edildi.

Adnan Oktar ve lideri olduğu grubun birçok üyesi, 17 Eylül’de ilk kez hâkim karşısına çıkmıştı.

‘Silahlı suç örgütü’

Dava kapsamında hazırlanan 3 bin 908 sayfalık iddianamede grup, “Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü” olarak tanımlanıyor.
226 şüpheli hakkında 24 ayrı suçlama yer aldığı dava kapsamında toplam 125 mağdur-müşteki bulunuyor.

İstanbul’da, Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısındaki büyük salonda yapılacak duruşmaların haftalarca sürmesi bekleniyor.

Peki Adnan Oktar, grubu ve davanın içeriğiyle ilgili bilinenler neler?

Adnan Oktar kimdir?

1956 yılında Ankara’da doğan Oktar, 1979’da İstanbul’a giderek Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’ne kaydoldu.

Faaliyetlerine dini sohbetler üzerinden bu okulun Fındıklı’daki kampüsü ile yakınlardaki cami ve evlerde başladı. Yavaş yavaş çevresinde bir cemaat oluşturdu.

Kendisinin mehdi olduğunu ima eden, evrim ve masonluk karşıtlığını öne çıkaran Oktar, özellikle maddi durumu iyi ailelerin lise ve üniversitede okuyan çocuklarını gruba katmaya başladı.

1980’ler İstanbul’unda onun adı, orta ve üst sınıf aileler arasında tedirginlik yaratan bir şehir efsanesine dönüştü.

O yıllarda Oktar basında da görülmeye başlıyor ve “Adnan Hocacılar” ismi alttan altta yayılıyordu.

1987’de, daha sonra da kullanacağı Harun Yahya takma adıyla ‘Yahudilik – Masonluk’ isimli bir kitap yazan Oktar tutuklandı ve dokuz ay cezaevinde kaldı.

Cezaevi sonrasında ise “şizofreni” teşhisi ile Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 10 ay kalan Oktar, Adli Tıp Kurumu’nun teşhisi “İdealist Pasoni”ye (liderlik hezayanına sahip) çevirmesiyle tahliye oldu.

1990 yılında kurduğu Bilim ve Araştırma Vakfı’yla grup faaliyetlerine vakıf çalışması görüntüsü verildi.

Akit ve Milli Gazete’de yazıları yayımlandı.

“İslami yaratılış” adını verdiği teoriyi savunan ve Darwin’in evrim teorisini çürüttüğünü öne süren Oktar 1990’larda ve 2000’lerin başında evrim teorisine karşı başlattığı kampanya kapsamındaki yazıları, konferansları ve ücretsiz dağıtılan kitaplarıyla gündemdeydi.

1999 yılında bir kez daha tutuklanan Adnan Oktar hakkında o dönemde başlatılan Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) yargılaması iki yıl sürdü.

Özellikle kalın ciltli, renkli “Yaratılış Atlası” kitabının okullara dahi gönderilecek ve yurtdışında da yabancı dillere çevrilip üniversitelere yollanması dikkat çekici bulunuyordu.

Daha küçük kitaplar ise caddelerde, okul kapılarında, alışveriş merkezlerinde bedava elden dağıtılıyordu.

Grup tarafından 2011 yılında kurulan A9 TV kanalı, Oktar’ın kamuoyunda daha fazla tanınmasının ve tartışılmasının önünü açtı.

Özellikle medyada “kedicikler”, grup içinde ise “bacılar” olarak tanınan; kimi zaman erotik giyimli ve yoğun makyajlı kadın grup üyeleriyle programları tartışma yarattı.

Bu dönemde yine bu TV’de mason diplomasını aldığını iddia etti ve İsrail’le bağlantısı olduğunu düşündürten konuşmalar yaptı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.